içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KADIN OLMAK

Ülkemizin en büyük sorunlarından biride toplum içinde kadınların yaşadıkları sorunlardır. Bu sorunlar ülkenin her köşesinde yaşanmaktadır. Doğu, batı, kuzey veya güney fark etmiyor. En önemlisi de bu sorunların gittikçe artmasıdır. Bir su bardağını düşünün içine su doldurduğunuzda o bardak ancak hacmi kadar suyu alabilir ondan sonra ki su etrafına taşır. Kadınların bu ülkede yaşadıkları surunlar o kadar büyüdü ki benzettiğimiz su bardağı gibi taşmaya başladı. Yaşadıkları sorunlar ve gördükleri şiddetler artık dört duvar arasında kalmıyor. Sadece yedikleri dayakla veya işittikleri küfürle kalmayıp birçoğu ölümle sonuçlanmaya başladı.

Her gün bir kadın sokak da ya şiddet görüyor yada türlü mağdurluklara kalıyor. Bu ülkede hemen hemen her gün bir kadın ölüyor. Bu ölümlerin ne sonu geliyor nede arkası kesiliyor. Bu kadın ölümleri sadece Münevver Karabulut, Özgecan Aslan ve Emine Bulut’la kalmadı. Böyle giderse kalmayacakta. Emine bulut cinayetinde herkesin içini acıtan küçük bir kızın haykırışını hatırlıyordur. İnsanın içini acıtan haykırış. Gözyaşları içinde ‘ Anne ölme, Anne ölme ’

Kendinizi bu ülkenin kadınların yerine koyun her akşam uykuya dalmadan önce gözlerinizi kapatırken veya sabah doğan güneşe gözlerinizi açmadan önce hüzünlü bir şekilde acaba bu gün kimin sırası, bu gün içimizden kim hayata gözlerini yumacak. Bu gün hangimiz öleceğiz. Bu gün ölüm hangimizi almaya gelecek diye düşündünüz mü?

Yaşadığınız süre boyunca kendinizi bu ülkede yaşayan kadınların yerine koydunuz mu? Koymadınız değil mi?  Saten koyamazsınız. Eyer bir gün bile olsa kendinizi bu ülkede yaşayan kadınların yerine koysaydınız bu ülkede o kadar kadın cinayeti yaşanmayacaktı.

Değil bir gün: Bir geçe, bir sabah, bir saat, bir dakika bile kendinizi bu ülkede yaşayan kadınların yerine koysanız o zaman onları anlardınız. O kadınların bu ülkede neler çektiğini görürdünüz.

Kör olsaydınız, dilsiz olsaydınız hatta sağır bile olsaydınız da kalbiniz o kadınların yaşadığı açıyı hissedecekti.   

Üstelik bu cinayetleri işleyen kişilerin arasında eğitimli insanların olması. Her şeyden önce bu durum insanı çok üzüyor: Eğitimli insanın eğitimli olduğunun farkında olmaması. Tuhaf olan ne biliyor musunuz? Bu kadın cinayetlerinin son bulması için ne bir eğitim sistemi var, ne bir hukuk düzeni var, ne de bir sosyal yapı var.

Yaşar Kemal’in dediği gibi bu ülkede dört şey olmayacaksın:

  1. Kadın  
  2. Çocuk
  3. Ağaç
  4. Sokak hayvanı
Bu yazı 167 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum